ust

Anasayfa Salavat Hayatı Nükteleri Yazılar Şiirler Fotoğraflar Kitaplar Ses e Kitap Ziyaretçi Linkler @ Mail English
  Gül Vurgunları

 

Gül Vurgunları

Güller Sayfasını

Ziyaret Ettiniz mi?

 

 

 

 

Lale Ve Gül

Gül Muhammed SAV'i temsil eder, Ya Lale ?

 

 

 

Sitemizde yer Alan

Gül-ü Muhammedi Şiirleri

 

Gül-ü Muhammedi

Güllere vurgunum

Gönlümün Gülü

GülEfendim

Gül Yüzünü Rüyamızda

Güldür Gül

Gül'ce

Güllerce Salavat

Gülsüz

Medinenin Gülü

Gül İlahisi

Güllerin Efendisi

Ey Gül

Gül ve Nur

 

Miraciye asırlar sonra ses verdi  

MUHTEŞEM BİR ESER: ‘Miraciye’

Musıkimizin unutulmaya yüz tutmuş muhteşem bir örneği olan ve geçmişte Miraç gecelerinde bütün camilerde okunan ‘Miraciye’ ,Türk din musıkisinin en sanatlı eserlerinden biri.

Bundan üç asır önce Nâyî Osman Dede, Peygamberimiz'in Mîraç'a çıkışını nağmelendirdi. O zamanlar Mîrâç Gecesi okunması adet haline getirilmişti. Nâyî Osman Dede'nin 1700'lerde Nasuhi Dergahı'nda bestelediği Mîrâciye merasimi tam iki buçuk saat sürüyor. Mevlid'i nasıl mevlidhanlar okuyorsa Mîrâciyeyi de mîrâchanlar okuyor.

Özellikle Mîrâç geceleri okunan bu eserin özelliği, Segâh, Müstear, Dügâh, Nevâ ve Hüseyni makamlarında beş bölüm olarak bestelenmiş, her bölümün başı tevşihlerle süslenmiş olması. Ancak, Nevâ bölümünün on sekiz mısraının bestesi unutulmuş. Mîrâciye'nin sözleri eksiksiz bir şekilde derlenerek, 1895 yılında Maarif Nezareti Evrak Müdürü Ali Galip Bey tarafından bastırılmış.

Geçtiğimiz Mîrâç Kandili'nde işte bu önemli eser, çok küçük bir davetli topluluğuna ulaştı. Peygamberimiz'i ve O'nun Allah katına yükselişini büyük bir aşk ve sanatlı söyleyişle nağmelendiren Nâyî Osman Dede'nin Mîrâciye'sinin tekrar gündeme gelmesi çok sevindirici. Dileğimiz yakın zamanda bu büyük eserin daha büyük kitlelere ulaşması.

 

SÜLEYMAN ÇELEBİ MEVLİD YAZDI SEN DE MİRAÇ'I YAZ

Nâyi Osman Dede, Galata Mevlevihanesi'nde Şeyh Gavsi Ahmed Dede'ye bağlanmış, çilesini tamamlayarak aynı mevlevihanede neyzenlik ve ve 1679'dan itibaren de neyzenbaşılık yapmış, neyzenbaşı iken şeyhinin kızı Hatice Hanım ile evlenmiş bir mutasavvıf. Kutb-i Nâyî unvanı, yani yaşadığı dönemin en büyük neyzenine verilen sıfat, Hz. Mevlânâ'nın neyzenbaşısı Kutb-i Nâyî Hamza Dede'den sonra ikinci olarak Osman Dede'ye verilmiş. Mîrâciye'nin bestelenmesine gelince... Bir Regaip Gecesi Osman Dede devrin büyük mutasavvıflarından yakın dostu Mehmet Nasûhî Efendi'nin Üsküdar'daki Nasûhî dergahına gelir. Nasûhî Efendi, Osman Dede'ye, "Mevlid Kandili için Mevlid-i Şerif var. Miraç Kandili için bir eser yok. Bir Mîrâciye yazıp bestele de okunsun" der. Bunun üzerine Osman Dede, Mîrâç Kandili'ne kadar olan kısa zaman içinde 400 mısradan oluşan, mesnevi tarzındaki Mîrâciye'yi besteler ve eser ilk olarak Nasûhî Dergahı'nda okunur. Mîrâciye'nin bundan sonra Miraç kandillerinde okunması adet haline gelir.