Muhammed Mustafa SAV

Anasayfa e Kitap Hayatı Fotoğraflar Kitaplar Linkler Ses Nükteleri Şiirler Yazılar Ziyaretçi Salavat English
Mevlid

 

Mevlid (Vesilet’ün Necât)

Ali Oktay

21.04.2009 -Yeniasya Gazetesi

 

Bu alanda yazılmış ilk eserdir. Daha sonraları benzerleri yazılmış ise de hiç biri onun kadar beğenilmemiştir. Dilimizde mevlid denince Peygamberimizin doğumu ve bunu anlatan eser olarak bilinir. Bazıları mevlût veya mevlûd şeklinde kullanmakta ise de bu hatalı bir kullanım olup “yeni doğan” anlamına gelmektedir. Halkımız mevlid olarak bilse de asıl adı “Vesîlet’ün necât”tır. Kitabın sonunda şu beyitte olduğu gibi adı belirtilmiştir:

İşbu kân-ı şehd ki şirindür dadı

Bil vesîlet’ün necât oldı adı.

H. 812 miladi 1409-1410 yıllarında yazılmıştır. Bu tarihlerde Süleyman Çelebi Ulu Camide imamlık yapmaktadır. Arapça bir dua ile başlayan mevlid mesnevi şeklinde yazılmış olup 15. asır Türkçesi kullanılmıştır. Üslubu sadedir. Süse, yapmacıklığa, mübalağaya düşmeden samimiyetle heyecan duygu ve düşüncelerini anlatmıştır.

Mevlid 9 bölümden meydana gelir. Bahir de denilen bu bölümler şunlardır:

Münacat, Yazana dua, Peygamber nurunun Yaradılması, Veladet (Hz. Peygamberin doğumu), Peygamberin Mucizeleri, Mi’rac, Peygamberin Ahlâkı, Peygamberin vefatı, Kitabın sonu. Mevlide sonradan ilâve edilmiş bölümlerden olan Merhaba faslı yine de halkımızca benimsenmiştir.

O fasıldan bir kısmı şu şekildedir:

‘’ Merhaba iy (ey) âli sultan merhaba,

Merhaba iy kânı irfan merhaba,

Merhaba iy sırrı-ı Furkan merhaba,

Merhaba iy derde derman merhaba.

Mevlid nasıl okunur?— Mevlid toplantılarına önce

Kur’ân okunarak başlanır. Ardından Mevlid’in bahirleri (bölümleri) belli bir müzik makamıyla ve sırayla okunur. Her bahirden sonra tekrar Kur’ân tilâvet edilir. İlâhî ve kasidelerde belli yerlerde okunur. Ancak Mevlidin vefat bölümü okunmaz. Veladet (doğum) bahrinde Peygamberimizin doğduğunu bildiren beyit okunduğunda ayağa kalkılır ve ara duâsı yapılır. Mevlidin sonunda asıl duâ yapılır, Fatiha okunarak bitirilir.

Mevlid (Vesilet’ün Necât) neden yazılmıştır?

BUNA sebep olan hadise Latîfî Tezkiresi’nde genişçe anlatılır: Bursa’da bir vaiz camideki vaazında “Biz Onun (Allah c.c.) peygamberlerinden hiçbirini öbürlerinin arasından ayırmayız hepsine inanırız” (Bakara Sûresi 285) âyetini tefsir ederken bu âyet gereği Hz. Peygamber ile diğer peygamberler arasında hiçbir fark olmadığını, daha üstün görmediğini söyler. Cemaatta bulunan bilgili bir Arap zat buna itiraz eder. “Peygamberler arasında fark yoktur demekten murad resulluk ve nebilik bakımındandır. Yoksa mertebe ve fazilet bakımından değildir. Eğer öyle olsa idi ‘O Peygamberlerin kimini kimine üstün ettik’ ( Bakara 253) âyetinin mânâsına nasıl uygun olurdu?” dese de cemaat, hocanın tarafını tutar. Bunun üzerine Arap zat Halep ve Mısır'a gider, bu görüş lehinde altı fetva getirse de vaiz ikna olmaz. Ancak yedinci fetvada vaiz ikna olur ve kabul eder. İşte Süleyman Çelebi de mevlidi bu olay dolayısıyla kaleme almıştır. Bu hadisenin doğruluk derecesi kesin olarak bilinmese de mevlidin yazılış gayesi Süleyman Çelebinin Hazreti Peygamberin üstünlüğünü göstermektir.

Süleyman Çelebi

MEVLİD olarak bilinen Vesilet’ün Necât’ı yazan kişi olan Süleyman Çelebi’nin hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur. 1346-1351 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Yıldırım Bayezid'in divan imamlığında bulunmuş, daha sonraları Bursa’daki Ulu Cami’ye imam olarak tayin edilmiştir. Süleyman Çelebi’nin, çelebi ünvanı onun bilgin bir zat olmasından dolayıdır. O devirde çelebi ünvanı şehzadeler, Mevlevî tarikatı büyüklerine ve bilgin, kâmil insanlara verilmekteydi. Kesin olarak ne zaman vefat ettiği bilinmese de 1422 yılı doğruya yakın kabul edilmektedir. Kabri Bursa'da Çekirge yolu üzerinde Eski Kaplıca yakınında Yoğurtlu Baba zaviyesi önündeki sırt üzerindedir.

MEVLİD’DEN BAZI BÖLÜMLER

Münacat bahrinden

Allâh adın zikredelim evvela

Vacib oldu cümle işte her kula

Allâh adın her kim ol evvel anâ

Her işi âsan eder Allâh anâ

Yazana duâ bahri

Hak Teâlâ rahmet eyleye ana

Kim beni ol bir duâ ile ana

Her kim diler bu duâda buluna

Fatiha ihsan ede ben kuluna

Peygamber nurunun yaradılması bahri

Mustafa nurunu alnında kodu

Bil Habibim nurudur bu nur dedi

Kıldı ol nur onun alnında karar

Kaldı onun ile nice rûzgâr

Velâdet bahri (doğum)

Âmine Hâtun Muhammed ânesi

Ol sadeften doğdu ol dür dânesi

Ol Rebiûl evvel âyın nîcesi

On ikinci gîce isneyn gîcesi

Peygamberin mû'cizeleri bahri

Fahri âlem erdi çün kırk yaşına

Kondu pes tac ı risalet başına

İndi Kur’ân âyet âyet beyyinat

Zahir oldu nice dürlü mû'cizat

Mirac bahri

Aldı ol şâh-ı cihânı ol zamân

Sidre’den gitti ve götürdü hemân

Bir fezâ oldu o demde rûnümâ

Ne mekân var anda ne arz-u semâ

Peygamberin ahlâkı bahri

Her kaçan yatsaydı ol Fahri Cihan

Bir hasır üzre yatardı ol heman

Bir gün onun sünnetin terk idevüz

Yarın anda varıcağaz n’idevüz

Peygamberin vefatı bahri

Altmış üç yaşına irdi çün Habib

Ol şerif ü ol Hasib ü ol Nesib

Vakt erişdi dünyadan kıla sefer

Ol güneş yüzlü vü ol alnı kamer

Kitabın sonu bahri

Ümmetinden razı olsun ol mu’in

Rahmetü’llahi aleyhim ecma’in.

 

 

NURDAN DAMLALAR

“Elbette böyle bedî bir kâinatta, böyle bir zât ( Hz. Muhammed) lâzımdır. Yoksa kâinat ve eflâk olmamalıdır. ” Sözler, s. 245, Mesnevî- i Nuriye s. 21

 

 

 

Ali Oktay

 

Ali Oktay

 

Sitede Yer Alan Yazıları

Sevdim seni

Mevlid

 

Yazarın Şahsi Sitesi

www.alioktay.net