Muhammed Mustafa SAV

Anasayfa e Kitap Hayatı Fotoğraflar Kitaplar Linkler Ses Nükteleri Şiirler Yazılar Ziyaretçi Salavat English
Peygambere Sevgi ve Saygı Görüntüleri

Peygambere Sevgi ve Saygı Görüntüleri

Prof. Dr. Vecdi Akyüz

09.03.2006- Yeni Şafak Gazetesi

Peygamber'e sevgi ve saygının pekçok biçimi ve görüntüsü vardır. Onu sevgi rehberi edinmek, sünnetine bağlanmak, salât ve selâm duası yapmak, geniş anlamda bütün yakınlarını (ehl-i beytini:mü'minleri) sevmek, bu görüntülerin başlıcalarıdır.

Sevgi Rehberliği

Hz.Muhammed (s.a.), Müslümanların sevgi rehberidir. Neleri ve nasıl seveceğimizi, engin sevgi diliyle şöyle anlatmıştır. "Allahım! Sana olan sevgimiz sebebiyle, seni sevenleri seviyoruz. Sana muhalefet edenleri de, sana olan bağlılığımız sebebiyle düşman biliyoruz." (Tirmizî, daavât, 30) Bu açıklamaya göre, sevginin ve nefretin kaynağında, evrenin yaratıcısı ve yöneticisi, bütün sevgilerin doğduğu ve yöneldiği Yüce Allah yer almaktadır.

Hz.Peygamber'in (s.a.) belirttiği sevgi ilkesine göre seven, sevdiğini ifade etmelidir: "Sizden biri, bir başkasını sevdiğinde, bu sevgisinden onu haberdar etsin." (Ebu Davud, edeb, 113) Bu ilkeden yola çıkan Hz.Peygamber (s.a.), sevdiğini sevdiklerine söyleyerek bizzat uygulamasıyla örnek olmuştur: Medine'ye hicretin ilk günlerinde, çocuklarıyla gelen Ensar'dan bir grup kadın Ebu Eyyub el-Ensârî'nin evi önünden geçerken "Siz, beni seviyor musunuz?" diye seslendi. "Evet, ey Allah'ın rasûlü! Bizler, seni seviyoruz" cevabını verdiler. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Allah biliyor ki, ben de sizleri seviyorum. Allah'a yemin ederim ki, ben de sizleri seviyorum. Allah şahittir ki, sizler bana insanların en sevgililerisiniz." (Müslim, fedâilü's-sahâbe, 43) Hatta Hz.Peygamber (s.a.), kendisini Medine'ye davet eden ve orada kendisine büyük bir özveriyle yardımcı olan Ensar sevgisini, iman göstergesi saymıştır: "Ensâr'ı sevmek, iman alâmetidir. Münafıklığın alâmeti ise, Ensâr'a kin ve düşmanlık duymaktır." (Buharî, menâkıbu'l-ensâr, 4) Hz.Peygamber (s.a.), ashâbına çeşitli tavsiyelerde bulunurken daima önce sevgi ifadelerini kullanmış, sonra tavsiyesini belirtmiştir. (Müslim, imâret, 17; Ebu Davud, vitr, 26) Başka pekçok durumda, hep sevgi sözcükleriyle konuşmaya başlamıştır.

Hz.Peygamber (s.a.), sadece insanlara değil, mekânlara olan sevgisini de ifade etmiştir. Mekke'deki 53 yıllık bir hayattan sonra göç ettiği ve kendisine koruyucular (Ensâr) bulduğu şehir olan Medine için şöyle dua etmiştir: "Allahım' Mekke'yi nasıl sevdiysek, Medine'yi de bize öylece, hatta daha çok sevdir." (Buharî, fedâilü'l-medîne, 12) Bir sefer dönüşünde, uzaktan görünen Uhud Dağı için duygularını şöyle ifade etmiştir: "Bu, bizi seven bir dağdır, biz de onu severiz." (Buharî,i'tisâm, 16) Neredeyse, birer canlı gibi kabul ederek, bu mekânlarla bir diyalog içinde olmuştur.

Hz.Peygamber'e İtaat ve Sünnetine Bağlanmak

Yüce Allah, gönderdiği peygamberlere itaat ve bağlılık gösterilmesini emretmiştir: "Biz her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle, itaat olunması için gönderdik. Onlar, kendilerine yazık ettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve Peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allah'ın tövbeleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi." (Nisa, 4/64) "Allah'ın rasulüne itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa, 4/80); "De ki: 'Allah'a ve Peygamber'e itaat edin'. Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkâr edenleri sevmez." (Ali İmrân, 3/32); "Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve rasûlüne uyun. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin." (Enfâl, 8/24)

Hz.Muhammed'in (s.a.) sünnetine sarılmak demek, onun yolundan gitmek ve üstün ahlâkın en güzel örneğine bağlanmak demektir.

Hz.Peygamber (s.a.), sünnetini diriltip yaşatanın kendisini sevmiş olacağını, kendisini sevenin Cennet'te kendisiyle birlikte olacağını belirtmiştir. (Tirmizî, ilim, 16) Ne mutlu bu yoldan gidip bu müjdeyi hak edenlere!

Vecdi Akyüz