Risale-i Nur Külliyatında Hazret-i Muhammed SAV /Şahsiyet, Mahiyet ve Hakikat-i Ahmediye (a.s.m.)
Ve keza, insan hilkat semeresi olduğundan anlaşılır ki: İnsanlardan bir çekirdek var ki, Cenab-ı Hak şecere-i hilkati o çekirdekten inbat etmiştir. O çekirdek de, ancak ve ancak bütün ehl-i kemalin ve belki nev-i beşerin nısfının ittifakıyla efdalü’l-halk, seyyidü’l-enâm Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır.
Mesnevî-i Nuriye, Yeni Asya Neşriyat, 2004, s. 156.
İ’lem eyyühe’l-aziz! Kâinat bir şeceredir; anasır onun dallarıdır, nebatat yapraklarıdır, hayvanat onun çiçekleridir, insanlar onun semereleridir. Bu semerelerden en ziyadar, nurlu, ahsen, ekrem, eşref, eltaf, Seyyidü’l-Enbiya ve’l-Mürselîn, İmamü’l-Müttakîn, Habîb-i Rabbülâlemîn Hazret-i Muhammed’dir.
عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ مَادَامَتِ اْلاَرْضُ وَالسَّموَاتُ
1
Mesnevî-i Nuriye, Yeni Asya Neşriyat, 2004, s. 169.
ahsen: en güzel.
aleyhissalâtü vesselâm: Salât ve selâm onun üzerine olsun.
anasır: unsurlar, esaslar.
cazibedar: çekici, cazibeli.
Cenab-ı Hak: Allah; doğru, gerçek, Hakkın tâ kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah.
efdalü’l-halk: yaratılmışların en faziletlisi, en üstünü.
ehl-i kemal: olgun ve değerli kişiler, kemal sahibi olanlar.
ekrem: daha (en, pek) kerîm; çok şeref sahibi, pek cömert, eli açık.
eltaf: daha lâtif, en lâtif, pek güzel, hoş (olan).
eşref: en şerefli, daha şerefli, en iyi, en güzel.
hayretefza : hayret verici, hayranlık uyandıran.
hayvanat: hayvanlar.
hilkat: yaratılma, yaratılış.
i’lem eyyühe’l- aziz: ey aziz kardeşim bil ki.
inbat: bitirme, bitki büyütme, bitmesini sağlama.
ittifak: birleşme, birlik.
kâinat: evren; yaratılmış olan şeylerin tamamı, bütün âlemler.
keza: böylece, aynı şekilde.
mu’cize: insanı acze düşüren; yapılmasından âciz kalınan olağanüstü iş.
nebatat: bitkiler.
nev-i beşer: insanoğlu, insanlar.
nısf: yarım, yarı.
Sâni: sonsuz sanatkârlık sahibi olan Allah.
semere: meyve, güzel netice.
Seyyidü’l-Enâm: bütün mahlûkatın efendisi; Hz. Muhammed (asm).
Seyyidü’l-Enbiya ve’l-Mürselîn: peygamberler ve resullerin efendisi; Hz. Muhammed (a.s.m.).
şecere: ağaç.
şecere-i hilkat: yaratılış ağacı.
şecere-i kâinat: kâinat ağacı.
tarif etmek: tanıtmak.
ziyadar: Aydın, münevver.