Muhammed Mustafa SAV

Muhammed Mustafa SAV

Muhammed Mustafa SAV
Anasayfa Yazılar Şiirler Kitaplar Fotoğraflar Salavat Nükteleri Hayatı Multimedya e Kitap Linkler Ziyaretçi English

Risale-i Nur Külliyatında Hazret-i Muhammed SAV /Şahsiyet, Mahiyet ve Hakikat-i Ahmediye (a.s.m.)

Şecere-i Hilkatin Çekirdeği Olan Hazret-i Muhammed (A.S.M)

Ve keza, insan hilkat semeresi olduğundan anlaşılır ki: İnsanlardan bir çekirdek var ki, Cenab-ı Hak şecere-i hilkati o çekirdekten inbat etmiştir. O çekirdek de, ancak ve ancak bütün ehl-i kemalin ve belki nev-i beşerin nısfının ittifakıyla efdalü’l-halk, seyyidü’l-enâm Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır.

Mesnevî-i Nuriye, Yeni Asya Neşriyat, 2004, s. 156.

 

Şecere-i Kâinatın Meyvesi Olan Hazret-i Muhammed (A.S.M)

İ’lem eyyühe’l-aziz! Kâinat bir şeceredir; anasır onun dallarıdır, nebatat yapraklarıdır, hayvanat onun çiçekleridir, insanlar onun semereleridir. Bu semerelerden en ziyadar, nurlu, ahsen, ekrem, eşref, eltaf, Seyyidü’l-Enbiya ve’l-Mürselîn, İmamü’l-Müttakîn, Habîb-i Rabbülâlemîn Hazret-i Muhammed’dir.

عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ مَادَامَتِ اْلاَرْضُ وَالسَّموَاتُ     1

Dipnot-1
Yer ve gökler devam ettikçe salâvatın en üstünü onun üzerine olsun.

 

Mesnevî-i Nuriye, Yeni Asya Neşriyat, 2004, s. 169.

 

ahsen: en güzel.

aleyhissalâtü vesselâm: Salât ve selâm onun üzerine olsun.

anasır: unsurlar, esaslar.

cazibedar: çekici, cazibeli.

Cenab-ı Hak: Allah; doğru, gerçek, Hakkın tâ kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah.

efdalü’l-halk: yaratılmışların en faziletlisi, en üstünü.

ehl-i kemal: olgun ve değerli kişiler, kemal sahibi olanlar.

ekrem: daha (en, pek) kerîm; çok şeref sahibi, pek cömert, eli açık.

eltaf: daha lâtif, en lâtif, pek güzel, hoş (olan).

eşref: en şerefli, daha şerefli, en iyi, en güzel.

hayretefza : hayret verici, hayranlık uyandıran.

hayvanat: hayvanlar.

hilkat: yaratılma, yaratılış.

i’lem eyyühe’l- aziz: ey aziz kardeşim bil ki.

inbat: bitirme, bitki büyütme, bitmesini sağlama.

ittifak: birleşme, birlik.

kâinat: evren; yaratılmış olan şeylerin tamamı, bütün âlemler.

keza: böylece, aynı şekilde.

mu’cize: insanı acze düşüren; yapılmasından âciz kalınan olağanüstü iş.

nebatat: bitkiler.

nev-i beşer: insanoğlu, insanlar.

nısf: yarım, yarı.

Sâni: sonsuz sanatkârlık sahibi olan Allah.

semere: meyve, güzel netice.

Seyyidü’l-Enâm: bütün mahlûkatın efendisi; Hz. Muhammed (asm).

Seyyidü’l-Enbiya ve’l-Mürselîn: peygamberler ve resullerin efendisi; Hz. Muhammed (a.s.m.).

şecere: ağaç.

şecere-i hilkat: yaratılış ağacı.

şecere-i kâinat: kâinat ağacı.

tarif etmek: tanıtmak.

ziyadar: Aydın, münevver.

Günün Hadisi>


Günün Kitabı

Günün Kitabı