Muhammed Mustafa SAV

Anasayfa e Kitap Hayatı Fotoğraflar Kitaplar Linkler Ses Nükteleri Şiirler Yazılar Ziyaretçi Salavat English

 

NA’T

 

HÜSEYİN HATEMİ

 

Artık akşamlarken günler

Düğün getirmez hiçten dünler

Gitmez konuğum hüzün değil mi?

Devran ve hüküm güzün değil mi?

Hiç mi ümîd yok? ya Peygamber?

 

Soytarılıklar sırıtkanca

Anlamsızlıklar sırtlanca

Yol kesmeseler, hiç vaktim yok!

Bir varmışlar bir baktım yok!

Sevilen ve seven sensin! El ver!

 

Dolaşık labirent, kandil ölgün

Boğazından öpen Huseyn’i her gün

Omuzunda Ali’yi yüceltensin

İsa’ya ümîdi veren sensin!

Senden bir elçiymiş güller

Sonsuz Rahmet’ten gelensin

Sevgim gülden simgelensin

Avucunun sıcaklığından

Göğsümden bir gül yücelsin

Bensiz geçmekteyken günler

Neredeysem râyiha gelsin

Mahşere varsın esrik bir an

Sen geldiysen gitsin zulmet

Ümîde engel olmaz şeytan

Doğsun ışrakî bir hikmet

Tek aşkın kaynaktan kevser

Engin Rahmet, son Peygamber

 

 

Devran: Dünya, talih, zaman

Ölgün: Canlılığını kaybetmiş, solmuş

Râyiha: Koku

Mahşer: Kıyametten sonra insanların tekrar dirilip toplandıkları yer

Esrik: Sarhoş, kendinden geçmiş

Zulmet: Karanlık

Işrakî: Doğuya ait

Hikmet: Yüksek bilgi, sebep

Kevser: Bereket, Cennette bir havuz