Muhammed Mustafa SAV

Anasayfa e Kitap Hayatı Fotoğraflar Kitaplar Linkler Ses Nükteleri Şiirler Yazılar Ziyaretçi Salavat English
Yüce Peygamberimiz (sas)'den saygı sevgi örnekleri..

Yüce Peygamberimiz (sas)'den saygı sevgi örnekleri..

Ahmed Şahin

22.02.2006

Başkalarının kutsalına saygı gösterme terbiyesinden mahrum kimseler, çizdikleri karikatürleriyle Peygamberimiz (sas)'i insana saygı, sevgi göstermeyen, hep vurup kırmayı öğütleyen biri olarak göstermeye yeltenmişler...

Halbuki âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz, insana saygı ve sevgi gösterme konusunda da tüm insanlığa örnek olacak talim ve telkinlerde bulunmuş, en çarpıcı örnekleri hem de bizzat yaşayarak vermiştir. Bu konudaki misaller sayılamayacak kadar çoktur. Bu vesile ile bir tanesini tefekkürlerinize takdim etmek istiyorum bugün. Bakalım Efendimiz, insana saygı sevgi örneğini bizzat nasıl vermiş, Efendimiz'i örnek alan sahabeleri de aynı saygı, sevgiyi nasıl uygulamışlar bir daha görelim...

Önce saygı, sevgi timsali Efendimiz'den bir örnek: Yemen'in Beciyle kabilesi ileri gelenlerinden olan Cerir, bir gün Medine'ye gelir, Efendimiz'in huzuruna girer. Kalabalığın içinde arkalarda oturmaya yer ararken mihraptan kendisini gören Efendimiz'in saygı dolu davetine şöyle muhatap olur:

- Ya Cerir! Kapının arkasında kılma, buraya gel, yanıma buyur!..

Efendimiz, Cerir'e yanında yer gösterme saygısıyla da kalmaz, ayrıca sırtındaki cübbesini çıkarıp Cerir'in, oturacağı yere serme sevgisini de gösterir.

Efendimiz'in gösterdiği bu saygı, sevgi örneğinden fevkalade etkilenen Cerir, mahcubiyetle mihraba doğru ilerler, kendisi için serilen cübbeyi büyük bir sevgi ile alır, üst üste katlar, sonra da:

- Bu cübbe, yere serilip de minder gibi üzerine oturulacak cübbe değil, başa konup taç gibi başta taşınacak cübbedir, diyerek cübbeyi başının üzerine koyar ve çıplak yere büyük bir saygı ile oturur.

Bundan sonra Efendimiz'den oradakilere, onların şahıslarında tüm insanlığa şu saygı ve sevgi talim ve telkini gelir:

- Bir kavmin ileri gelenleri size gelince saygı ile yer gösterin, sevgi ile muhatap olun.

Sözlerine şunu da ekler:

- Zaten mümin, başkalarına saygı gösterir, saygı gösterdiklerinden de saygı görür!..

Saygı göstermediğinden dolayı saygı görmeyen müminde hayır yoktur!..

İşte bizim yegane örneğimiz Efendimiz'in çevresine saygı ve sevgi talim ve telkini. Hem de bizzat sırtındaki cübbesini yere sererek örnek olmuş, sahabeleri de onun talim ve telkinine uyarak aynı saygı, sevgiyi kendi aralarında bizzat yaşamışlardır.

İsterseniz bir de O'nun eğitiminden geçen sahabe efendilerimizden misal verelim.

Zeyd bin Sabit, Efendimiz'in vahiy katiplerinden biridir. Abdullah bin Abbas da Efendimiz'in amcasının oğludur. Yani her ikisi de sevgi ve saygı anlayışlarını, görgü ve terbiye eğitimlerini Efendimiz'den almışlar, O'nun talim ve telkiniyle sosyal davranışlara sahip olmuşlardır.

İşte bunlardan Zeyd bin Sabit bir gün, yolun kenarına atını çekmiş, binmek üzeredir. Uzaklardan durumu gören Abdullah bin Abbas koşarak gelir, bir hizmetçi gibi Zeyd'in atının özengisini saygı ile tutarak binmesine yardım eder.

Bu saygıyı gören vahiy katibi mahcubiyetle seslenir:

-Ne yapıyorsun ey Resulullah'ın amcasının oğlu?.. Cevapta tereddüt yoktur:

-Biz Resulullah'tan büyüklerimize saygı göstermekle emrolunduk.

Mahcubiyeti daha da artan Zeyd bin Sabit:

-Üzengi tutan eline bakayım ey Abdullah! der.

Abdullah'ın yukarı kaldırdığı eline hemen sarılan vahiy katibi, üç defa öpüp başına koyarak der ki:

-Biz de, üzengi tutan eli böyle sevgi ile öpmekle emrolunduk!..

Efendimiz (sas)'in bize talim ve telkini böyle iken, hayatını böyle fazilet örneklerinden mahrum yaşayanlar, elbette bizim saygı, sevgi timsalimizi anlamayacak, vurup kırma telkincisi olarak gösterme cehaletine düşeceklerdir. Bize düşen, onların, hayal bile edemedikleri bu fazilet numunelerimizi düşünce dünyalarına duyurmak, karanlık âlemlerine bilgi kandilleri asarak ufuklarını aydınlatmak...

Ancak bizler kandil mi yakıyoruz, yoksa karanlık mı zemmediyoruz; bunu da iyi düşünmek gerek!!